|
*
KIRIM
KONGO KANAMALI ATEŞİ
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi
Giriş
Hayvanlardan insanlara bulaşabilen hastalıklar ZOONOZ
hastalıklar olarak tanımlanmaktadır.Ve bu manadaki hastalılarla insanlık
yüzyıllardan beri mücadele içindedir. Zamanın şartları gereği yeterli
mücadelenin yapalamayışı beraberinde önemli kayıpların meydana gelmesine de
sebeb olmuştur.
Son çeyrek yüzyıl icinde deli dana olarak bilinen
hastalığın insanlara bulaşabildiğinin görülmüş olması ve keza kuş gribinin
ortaya çıkması ve potansiyel bir bulaşma riskinin çok ciddi olarak varlığını
koruması zoonoz hastalılara olan ilgiyi dahada artırarak endişe ve merak
uyandırmıştır.
Bugün için dünya sağlık örgütü tarafından bildirilmiş
200 ün üzeride zoonoz hastalıktan bahsedilmekte olup bu sayı sürekli artma
eğilimindedir.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olarak bilinen
hastalık ilk olarak 1944 yılında Kırım 'da görülmüş ve tanımlanmıştır. Daha
sonra 1956 yılında Kongo 'da görülen hastalığın, 1969 yılında Kırım Kanamalı
Ateşi ile aynı olduğu anlaşılmış ve bugünkü adı ile tanımlanmıştır.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin etkeni bir tür kene ile
taşınan virustur.Virus Bünyaviridae ailesine bağlı Nairovirus soyundan
gelmektedir.
Son yıllarada adını sıkça duymaya başladığımız bu
hastalık bahar ve yaz aylarında ortaya çıkmaktadır.Sıcakların artması ile
beraber artan kene hareketliliği hastalığın bulaşmasında ve taşınmasında etkili
olmaktadır.Keneler beslenmek amacı ile insanlara çıkabileceği gibi diğer hayvan
türlerinede çıkabilir. Bu nedenle hastalık en çok kırsal kesimde yaşayan ve
hayvanlarla teması çok olan kişilerde görülmektedir. Yine piknik amacı ile yeşil
otların bol olduğu alanlarda konaklayan kişilerdede görülebilmektedir
Virüs ile bulaşık keneler kan emişini tamamladıktan
sonra vucuttan ayrılırken vrus ile bulaşık bir sıvı salgılar.Bu sıvı tüm
hayvanları ve insanları enfekte edebilir.Fakat hayvanlarda (sığır koyun köpek
kuş vs.) tam bir hastalık tablosu oluşmayabilir.
Keneler ağız kısmındaki hortumunu cilt içine sokar ve
doyuncaya kadar çıkartmaz. Bu hortum, geri çıkışı engellemek için çıkıntılar
içerdiğinden kolay çıkmaz. Bu nedenle keneyi çıkartmak için zorlamamak gerekir.
Çok zorlandığında sıvıyı erken salgılayıp virüsü bulaştırabilir veya boru kısmı
koparak cilt içinde kalabilir. Ayrıca, zorlama kenenin patlayarak enfekte sıvı
ve kanının cildimizdeki çiziklerden ya da gözümüze sıçrayarak bulaşmasına yol
açabilir. Bu nedenle vücuda yapışık kene görüldüğünde bir cımbızla ağız
kısmından tutularak yavaşça sağa-sola oynatılıp bir vida gibi çıkartılmaya
çalışmalı ya da bir sağlık kurumuna başvurularak çıkartılması sağlanmalıdır.
Hastalığın ortaya çıkışı kene ısırığından 1-3 gün sonra
ortaya çıkar.Bu süre en fazla 9 güne uzayabilir. Ateş, kırıklık, baş
ağrısı, halsizlik, aşırı duyarlılık, kol, bacak ve sırtta şiddetli ağrı ve
belirgin iştahsızlık bulguları ile başlar. Bazen kusma, karın ağrısı ve
ishal olabilir.
Hastalağın gerçek anlamda bir tedavisi olmayıp destek
tedavileri ve anti viral ilaç uygulamaları yapılır.Hastalığa karşı aşı
geliştirme çalışmaları devam etmekle beraber henüz koruyucu bir netice
sağlanamamıştır.
Hastalıktan korunma kene ısırıklarına karşı korunma ile
mümkün olabilmektedir.
1.-Bilhassa yaban hayatının yaşadığı kırsal alanlarda dolaşılırken pantolon
paçasının çorap içine sokulması Önemli ve etkili bir tedbir olarak gÖrülmektedir,
2.-Haşere kovucu ilaçlar bu anlamda etkili bir yol olabilir,
3.-Kene yapışmasından sonra kenenin virüsü bulaştırması için belirli bir
zamanın geçirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle arazi dÖnüşünde vücutta kene
kontrolü yaparak yapışan bir kene varsa gün geçirilmeden uzaklaştırılması en
Önemli tedbirdir,
4.-Kene yapışması gÖrülmesi durumunda yapılması gereken en yakın sağlık
kuruluşuna başvurmaktır. Kenelerin üzerine kimyasallar dökülerek
uzaklaştırılması yanlış ve sakıncalı bir uygulamadır.
5.- Kene bir hayvanda yapışmış iken insana veya başka bir hayvana atlamaz.
Biyolojik evreleri gereği araziden canlıya tutunur ve yapışır.
Hastalıktan korunmada çiftlik hayvanlarının düzenli ilaçlanması ve
bilgilendirme en Önemli yoldur.
|